Exemplos de uso de "olmakla suçlanan" em turco

<>
Jüri, destekleyen tek kişi kendi karısıyken cinayetle suçlanan bir adamın sözlerine inanmakta çekinceli davranacaktır. Понятно. И что присяжные очень скептически отнесутся к слову обвиняемого, подкрепленному лишь показаниями жены?
Ben artık şirketin yüzü olmakla kalmıyorum ve umarım sen ve kurul bunu unutmazsınız. Я не просто лицо компании, и надеюсь, совет об этом помнит.
Toplu dava için haksız yere hırsızlıkla suçlanan perakende şirket işçileri bulmaya çalışıyoruz. Мы собираем группу работников розничных магазинов, которых ошибочно обвинили в краже.
Bunun başlı başına iyi ya da kötü olmakla ilgili olduğunu sanmıyorum. Я думаю дело не в том, плохой ты или хороший.
Bu, birkaç yıl önce şu hemşireye tecavüz etmekle suçlanan aynı Garret Davenport mı? Это тот же Гарретт Дэвенпорт, которого обвиняли в изнасиловании медсестры пару лет назад?
Buradaki en iyi araba olmakla kalmıyor. Это не просто лучший автомобиль здесь.
Ama suç işlemekle suçlanan bir Gölge Avcısı istediği kişiyi avukat olarak seçebilir. Но Сумеречный Охотник, обвиняемый в преступлении, может выбрать любого адвоката.
Bu fırtına, kayıtlardaki en güçlü iki fırtınadan biri olmakla beraber en hızlı olanlardan biriydi de. Это была не просто одна из двух известных крупнейших бурь. Эта буря была также самой быстрой.
Suçlanan kişinin ve çocuğunun annesini sözlerine dayanarak bir polis soruşturmasının doğruluğunu ciddi ciddi sorgulamamı mı istiyorsunuz? Ты просишь меня подвергнуть сомнению добросовестность полицейского расследования основываясь на словах обвиняемого и матери его ребенка?
Bu kez gelenler VIP (Çok Önemli Kişi) olmakla kalmıyor. На этот раз это не просто "Очень Важные Персоны".
Merak ettim de eşcinsel olmakla, hırsızlık yapmanın bağlantılı şeyler mi yoksa... Я просто интересуюсь. А что, нельзя быть геем, не воруя?
Ve annesine kızgın olmakla onu öldürmek arasında çok fark var. Одно дело злиться на мать, другое - убить ее.
Kasabanın en güzel şeyi olmakla kalmayıp içinde fil kalbi taşıyor olacaksın. Первым красавчиком тебе не стать зато у тебя будет сердце слона.
Bu sadece orada, yanında olmakla alakalı. Она о том, чтобы быть рядом.
Sırf bu binada bulunmuş olmakla bile uluslararası kanunları ihlal ediyorsun. Одно лишь ваше нахождение в этом здании является международным преступлением.
Os exemplos de uso de palavras em diferentes contextos são dados só para fins linguísticos, ou seja, para estudar o uso de palavras numa língua e as suas traduções para outra. Todos os exemplos são colecionados automaticamente em fontes abertas usando tecnologia de pesquisa de dados bilíngues. Se você encontrar algum erro de ortografia, pontuação ou outro erro no texto original ou na tradução, use a opção "Reportar um erro" ou escreva para nós.

Nesta seção, você pode ver como palavras e expressões são usadas em diferentes contextos usando exemplos de traduções feitas por profissionais. A seção Contextos o ajudará a aprender inglês, alemão, espanhol e outros idiomas. Aqui você pode encontrar exemplos com verbos frasais e idiomas em textos que variam em estilo e tema. Exemplos podem ser classificados por traduções e tópicos.

Aprenda línguas estrangeiras, veja a tradução de milhões de palavras e expressões e use-as em sua comunicação por e-mail.