Sentence examples of "takılıp kalmış" in Turkish

<>
Benin terminalde takılıp kalmış. Бенин застряла у терминала.
Zavallı eski dost Max, arkadaş bölgesine takılıp kalmış. Бедный старый Макс для нее "просто друг".
Yaşam tarzları özgün kalmış ve geleneksel giysileri ile aksesuarları, her fotoğrafçı ve tasarımcının ilgisini çekecek türden. Их образ жизни остается уникальным, а их традиционные одежды и украшения являются предметом восхищения любого фотографа и дизайнера.
Bu soruşturma yüzünden burada takılıp kaldılar. Они застряли здесь на время расследования.
Mike'la Lucy yüzeyin yaklaşık km altında kalmış durumdalar. На почти полукилометровой глубине остались Майк и Люси.
Karanlıkta hiç o şeylerden birine takılıp düştün mü? Ты когда-нибудь спотыкался о такую штуку в темноте?
Bak. Biraz peynir kalmış. Даже немного сыра осталось.
Bu ormanda takılıp kalmak için uzun bir süre. Ого, надолго он застрял в этих лесах.
Birşeyler kalmış olduğunu mu düşünüyorsun? Думаешь, что нибудь осталось?
O buz kalpli sürtüğe takılıp kalmışım. Я просто одержим этой холодной сукой.
Sistemin bütünüyle çökmesine sadece birkaç ay kalmış durumda. Системе осталось всего несколько месяцев до полного отказа.
Ne yani, burada takılıp barın arkasında çalışmamı mı istiyorsunuz? И что, мне зависать здесь и работать за баром?
O plağın tüm izlerini başarılı bir şekilde ortadan kaldırmıştım ama hâlâ yarım kalmış bir iş vardı. Я довольно неплохо справился с устранением всех следов той пластинки, но оставался еще один момент.
Eczanede takılıp, düştüm. Я споткнулась в аптеке.
Bu sabah, en kötü günlerimizin geride kalmış olabileceğine dair bazı raporlar aldık. Этим утром мы увидели новые признаки того, что худшее уже осталось позади.
Kramer bunun artık kediye kalmış olduğunu söylüyor. Крамер говорит теперь всё зависит от кота.
Anne kalmış soğukta tek başına. Мама осталась на холоде одна.
Orada hala biraz kalmış. Там ещё кое-кто осталось.
Bir kısmı yardım amacıyla kalmış. Несколько остались, чтобы помочь.
Yarım kalmış şeyler var. Пара версий ещё осталась.
Examples of word usage in different contexts are provided solely for linguistic purposes, i.e. to study word usage in a sentence in one language and how they can be translated into another. All samples are automatically collected from a variety of publicly available open sources using bilingual search technologies.
If you find a spelling, punctuation or any other error in the original or translation, use the "Report a problem" option or write to us.

In this section, you can see how words and expressions are used in different contexts using examples of translations made by professionals. The Contexts section will help you learn English, German, Spanish and other languages. Here you can find examples with phrasal verbs and idioms in texts that vary in style and theme. Examples can be sorted by translations and topics.

Learn foreign languages, see the translation of millions of words and expressions, and use them in your e-mail communication.