Beispiele für die Verwendung von "kötü değilim" im Türkischen

<>
Tüm yaşadıklarımı düşününce, çok ta kötü değilim. Учитывая все обстоятельства, я не так плох.
Arkadaşlar, o kadar da kötü biri değilim! Эй, ребята, я не настолько плохая!
Yıllardır devam eden çatışmada, yaklaşık 00 insan yerinden edildi ve şimdi kampta Çin sınırı yakınında kötü koşullarda yaşıyorlar. За время продолжающегося конфликта около человек были перемещены и теперь живут в лагерях недалеко от границы с Китаем в очень плохих условиях.
Kimseye bir şey açıklamak zorunda değilim. Я не собираюсь никому ничего объяснять!
Ankette, sadece yüzde'lik kısım "iyi veya çok iyi" derken, Eyalet seçmenlerinin yüzde'u hükümeti "kötü veya çok kötü" şeklinde değerlendirdi. В ходе опроса, процентов избирателей оценили его работу в правительстве как "плохо или очень плохо", только процентов ответили "хорошо или очень хорошо".
Hayır, ırkçı değilim ama kahrolası bir zenci gibi kullanıyorsun! Şuraya bak! Я не расист, но ты ездишь, как самый настоящий черномазый придурок!
İşte burası kötü adamların mekanı. Это.. земля плохих парней.
o kadar aç değilim. Я не очень голоден.
Kötü polis olmaktan bıktım artık. Я устала быть плохим копом.
Ederini verin yeter, aç gözlü değilim. И недорого возьму, я не жадный...
Kötü Polis ofisinizde sizi bekliyor. В офисе вас ждет Злой коп.
Sana harita çizecek değilim. Карту нарисовать не могу.
Bu da geçenki kadar kötü mü? Она такая же плохая как прошлая?
Dürüst olmak gerekirse, kanunen uymamız gerektiğinden emin değilim. Я даже не уверен, что есть такой закон.
Neden kötü bir kız oldunuz, Rahibe Lucy? Почему ты была плохой девочкой, сестра Люси?
Bununla nasıl baş edeceğimize kafa yorsak daha iyi olur, Zira burda sizinle yaşama niyetinde değilim. Надо придумать, как нам выкрутиться, потому что я не планирую переезжать к вам сюда.
Sadece kötü yerlerini ayır. просто отложи плохие куски.
Buzdolabında not var mı diye bakmaya alışkın değilim de. Я не привык привык проверять холодильник на наличие записок.
Örtbası suçtan daha kötü hale getirme. Не делай прикрытие хуже самого преступления.
Buna daha fazla katlanmak zorunda değilim. Я не собираюсь это больше терпеть.
Beispiele für den Wortgebrauch in verschiedenen Kontexten werden ausschließlich zu linguistischen Zwecken bereitgestellt, d. h. um den Wortgebrauch in einer Sprache und Varianten ihrer Übersetzung in eine andere zu untersuchen. Alle Beispiele werden automatisch aus offenen Quellen mit Hilfe einer zweisprachigen Suchtechnologie gesammelt. Wenn Sie einen Rechtschreib-, Zeichensetzungs- oder anderen Fehler im Original oder in der Übersetzung finden, nutzen Sie die Option „Problem melden“ oder schreiben Sie uns.

In diesem Abschnitt können Sie anhand professioneller Übersetzungen sehen, wie einzelne Wörter und Ausdrücke in verschiedenen Kontexten verwendet werden. Kontexte helfen Ihnen, Englisch, Deutsch, Französisch, Spanisch und andere Sprachen zu lernen. Hier finden Sie Beispiele mit Phrasal verbs im Englischen, idiomatischen Ausdrücken und mehrdeutigen Wörtern in einer Vielzahl von Stilen und Themen. Die Beispiele können nach Übersetzung und Themen sortiert werden, und anhand der gefundenen Beispiele kann eine Verfeinerungssuche durchgeführt werden.

Lernen Sie Fremdsprachen und prüfen Sie Verwendung von Wörtern an realen zweisprachigen Beispielen.