Ejemplos del uso de "ağzından duymak" en turco

<>
"Yüksek sesle konuştuğumuz için mi, yoksa dar görüşlü insanlar olmadığımız için mi bilmiyorum. Otobüsteyken, bir jinekologla yüksek sesle konuşabiliriz.... Arjantinliler psikanalize tabi olurlar, birinin partnerinin hayatıyla ilgili analiz yapıyor olduğunu duymak yaygındır." Можем в автобусе в полный голос обсуждать свои проблемы с гинекологом.... Аргентинцы часто обращаются к психоаналитикам, так что можно часто услышать кого - нибудь, анализирующего жизнь своего партнера ".
Bunlar, ağzından çıkması gereken en iyi kelime değil, Jimmy. Не лучшие три слова, выпавшие из твоего рта, Джимми.
Benim duymak istemediğim şey de şu: Я никогда не хотел бы услышать:
Jessie fazla ileri gitmişti ve ağzından çıkanlara dikkat etse iyi olurdu. Джесси зашла слишком далеко, и ей следовало следить за словами.
Görünüşler hakkında bir şey duymak istemezler. Они не хотят слушать про озарения.
Ağzından nefes almanı tavsiye ederim. Советую тебе дышать через рот.
Frasier'ın ünlü Sean Connery taklidini duymak isteyen var mı? Кто хочет услышать знаменитую пародию Фрейзера на Шона Коннери?
Ağzından çıkana dikkat et, John. Думай, что говоришь, Джон.
Paramın sayılışını duymak istiyorum. Хочу слышать шуршание купюр.
Burnundan al, tut, ve ağzından ver. Через нос, задержи и выдыхай через рот.
Fikirlerini duymak için can atıyorum. Буду рад выслушать ваши идеи.
Ağzından azıcık nefes al. Дыши немного через рот.
Hikayeyi bir de sizin tarafınızdan duymak için geldim. Я пришла сюда, чтобы услышать вашу версию.
Ağzından çıkacak tek bir laf beni idamdan kurtaracak. Одно твоё слово может спасти меня от виселицы.
Saat dediğinde buradan ayrılacağım ve bu konu hakkında bir şey duymak istemiyorum. Я уйду ровно в пять, и не хочу об этом слышать.
Maria, ağzından çıkanları kulakların duyuyor mu? Мария, послушай, что ты говоришь?
Eğer bir sorununuz varsa, ben bunu duymak istemiyorum. Biz kampa gidiyoruz, lanet olsun. Так что если у кого-то проблемы, то я об этом даже слышать не хочу!
Scott, sikini ağzından çıkar da şu telefona bak. Скотт, член изо рта вынь и возьми трубку.
Bunu duymak beni bayağı rahatlattı. Я так рад это слышать.
Ağzından ilk çıkan lafta, bize ne yapacağımızı söylüyor. Первое слово из ее рта и это очередной приказ.
Los ejemplos del uso de palabras en diferentes contextos se proporcionan únicamente con fines lingüísticos, es decir, para estudiar el uso de palabras en un idioma y sus opciones de traducción a otro. Están recopilados automáticamente de fuentes abiertas utilizando tecnología de búsqueda basada en datos bilingües. Si encuentras un error ortográfico o de puntuación en el original o en la traducción, utiliza la opción "Informar de un problema" o escríbenos.

En esta sección, puedes ver cómo se usan las palabras y expresiones en diferentes contextos con los ejemplos de traducciones realizadas por profesionales. La sección Contextos te ayudara a aprender inglés, alemán, español y otros idiomas. Aquí puedes encontrar ejemplos con las frases verbales, expresiones idiomáticas y palabras ambiguas en textos de diferentes estilos y temas.

Los ejemplos se pueden ordenar por traducciones y temas, y también se puede realizar una búsqueda más precisa en los ejemplos encontrados.