Beispiele für die Verwendung von "önemli katkı" im Türkischen

<>
Suriye ve Irak'ta önemli petrol kaynaklarını IŞİD'in ele geçirmesiyle birlikte Xi Jinping'in hükümeti geniş bölgede kendi petrol kaynaklarını güvence altına almak isteyecektir. Правительство Си Цзиньпиня надеется сохранить и защитить свои поставки нефти в регионе, где боевики ИГИЛа сейчас контролируют важнейшие нефтяные ресурсы в Сирии и Ираке.
Hala beklenmekte olan bir ortak katkı payı daha var. И мы ещё ждём одного взноса в партнёрский капитал.
Sosyal medya kullanıcıları başlıca anıtların ve önemli sit alanlarının önce - sonra görüntüleri paylaştılar. Пользователи социальных сетей начали публиковать фото главных монументов и важных объектов до и после землятресения.
Vaktim varken son bir katkı yapmak istedim. Думала сделать последний вклад, пока могу.
yüzyılın ortalarına doğru, kıtada bulunan diğer toplulukların tersine, Kuna'nın Yala köyünde albino bebeklerin doğumunda önemli bir artış yaşandığı açıktır. В середине прошлого века отмечается значительный рост появления детей альбиносов в районе Куна Яла, однако в континентальных сообществах дела обстоят не так.
İlerleyen zamanlarda davaya katkı sağlayacak nasıI kanıtlar bulacağınızı asla bilemezsiniz. Никогда не знаешь, какие именно улики могут помочь делу.
Takipçiler cümlelerin tamamına aşina oldukları için, bu sanatın en önemli unsuru çok çok daha önemli hâle geliyor: Теперь, когда фанаты поставляют% предложений, остается важнейший элемент этого искусства:
Bu arada şirket meselesiyle alakalı bir durum var. Haftaya kadar vereceğin ortaklık katkı payını vermelisin. Кстати, просто организационный вопрос, но к следующей неделе понадобится ваш вклад в капитал.
Kamboçya'nın sömürge dönemi tarihinin yanı sıra zengin kültürü ile ilgilenenler için bu koleksiyon önemli bir kaynak olmakta. Это очень ценные ресурсы для тех, кто хотел бы узнать больше не только о колониальном прошлом Камбоджи, но и о богатой культуре королевства.
asil projene benden bir katkı. " вклад в ваш благородный проект ".
Bu cuma, Nisan günü dünyadaki tüm Ermeniler için önemli bir gün. апреля, пятница - важный день для армян всего мира.
Ortak katkı payları milyon. Партнёрский капитал: миллиона.
Tabii ülkedeki en önemli kadın da. И самой важной женщиной в стране.
Ancak Elizabeth'in ölümüyle birlikte benim yapabileceğim bir katkı kalmadı. но с гибелью Элизабет, мне больше нечего привносить.
Sonuçta ondan daha önemli ne var ki? В конце концов, что важнее этого?
Onunla çok önemli bir randevum var. У меня важная встреча с ним.
Tarihi değiştirecek her ne yaptıysa, daha önce varıp onu durdurmamız çok önemli. Это важно, остановить его до того, как он изменит ход истории.
Çok önemli bir müşteriyle birlikteyim. У меня очень важный клиент.
"Çok önemli donör." "Очень важного спонсора".
Hazırlanmamız gereken önemli bir misafirimiz var şimdi. Сейчас мы должны подготовиться принять важного гостя.
Beispiele für den Wortgebrauch in verschiedenen Kontexten werden ausschließlich zu linguistischen Zwecken bereitgestellt, d. h. um den Wortgebrauch in einer Sprache und Varianten ihrer Übersetzung in eine andere zu untersuchen. Alle Beispiele werden automatisch aus offenen Quellen mit Hilfe einer zweisprachigen Suchtechnologie gesammelt. Wenn Sie einen Rechtschreib-, Zeichensetzungs- oder anderen Fehler im Original oder in der Übersetzung finden, nutzen Sie die Option „Problem melden“ oder schreiben Sie uns.

In diesem Abschnitt können Sie anhand professioneller Übersetzungen sehen, wie einzelne Wörter und Ausdrücke in verschiedenen Kontexten verwendet werden. Kontexte helfen Ihnen, Englisch, Deutsch, Französisch, Spanisch und andere Sprachen zu lernen. Hier finden Sie Beispiele mit Phrasal verbs im Englischen, idiomatischen Ausdrücken und mehrdeutigen Wörtern in einer Vielzahl von Stilen und Themen. Die Beispiele können nach Übersetzung und Themen sortiert werden, und anhand der gefundenen Beispiele kann eine Verfeinerungssuche durchgeführt werden.

Lernen Sie Fremdsprachen und prüfen Sie Verwendung von Wörtern an realen zweisprachigen Beispielen.