Usage examples of "который убил" in Russian with translation to Turkish

<>
Пойдём найдём ублюдка который убил твоего брата. Haydi gidip kardeşini öldüren piç kurusunu bulalım.
Не может разобраться с пьяным водилой, который убил себя? Kendini öldüren sarhoş bir sürücü olayını bile çözemiyor mu yani?
Мы заточили её в клинике, чем навлекли на себя гнев графа который убил жителей нашего города! Bu olay üzerine kadını sığınağa kapattık; ama bu Kontu çok öfkelendirdi ve köyü acımasızca yok etti.
Эмоции - это для человека, который убил невинную женщину. Masum bir kadını öldürmüş olan bir adama uygun olan duygular.
Мисс Флэниган, Годрик спас меня от огромного насильника, который меня бы ещё и убил наверняка. Bayan Flanagan Godric, işini bitirdikten sonra beni muhtemelen öldürecek olan fena bir tecavüzcünün elinden beni kurtardı.
Эван убил японца, который ел осьминога, переходя дорогу. Evan karşıdan karşıya geçerken ahtapot yiyen Japon bir adamı öldürdü.
Последний звонок, который я получила в этой печальной истории, был из аэропорта, примерно час назад. "İsminiz bilgisayarda kayıtlı" sadece yaptıklarının en iyisini gösteren bir örnek: rahatsız etmeyi bürokrasi gibi göstermek.
Десять лет назад, Коста убил человека. On yıl önce Michael Costa kişiyi öldürdü.
В телевизионном обращении президент Барак Обама объявил о серии изменений в двусторонних отношениях, включая обоюдное создание посольств, пересмотр позиции, согласно которой Куба является государством - спонсором терроризма, возможные визиты глав государств друг к другу и участие Кубы в следующем Саммите Америк в году, который пройдёт в Панаме. Aralarında; iki ülkede de sefaret kurulması, Küba'nın terörizmin devlet sponsoru olarak görünümünün yeniden incelenmesi, iki devletin başkanlarının olası ziyaretleri ve Panama Şehri'nde yapılacak olan Amerika Zirvesi'ne katılımı konuları bulunuyordu.
Без колебаний, убил его. Gözümü bile kırpmadan onu öldürdüm.
Далее они объясняют, что их цель "показать город, который, несмотря на руины, представляет собой прекрасные руины": Ama amaçlarının "şehrin harabe olduğunu ama güzel bir harabe olduğunu" göstermek olduğunu da ekliyorlar.
Ты убил Дага и его жену? Doug ve karısını sen mi öldürdün?
деревьев уже посажены в Nordmarka, лесу, который находится неподалеку от Осло. Oslo'nun hemen dışındaki bir orman olan Nordmarka'ya ağaç dikilir ve bu ağaçlar, dikimden yıl sonra basılacak olan kitapların özel seçmeceleri için kağıt ihtiyacını karşılar.
Поскольку Мэтт убил ее сам, кто-то в больнице возможно видел его. Matt onu kendi başına öldürdüğü vakit, hastaneden birisi onu görmüş olabilir.
Это саркастический заголовок фотоблога, который рассказывает, как французская полиция со июня демонтировала и выселяла импровизированный лагерь мигрантов в Париже. İşte bu iğneleyici başlıkla bir fotoblog tarafından, Paris'te Haziran'dan beri Fransız polisi tarafından büyük bir geçici göçmen kampının nasıl boşaltıldığı ve tahliye edildiği anlatılıyor.
Он убил троих в автомастерской. Bir tamirhanede üç kişiyi öldürdü.
Это журнал, который предлагает матриархат в качестве альтернативы, для того, чтобы сделать мир счастливым и процветающим местом, возможно, пора изменить положение вещей таким образом, что именно женщины будут иметь власть. Dünyayı doğrudan mutlu ve zengin bir yer yapmak yerine alternatif olarak anaerkil düzeni öneren bir dergi. Belki bir şeyleri değiştiren zamandır ve bu kadınlar güce gerçekten sahip kadınlar.
Я пытал и убил человека. Bir adama işkence edip öldürdüm.
Как англичанин и фанат футбола, я всегда немного удивлялся, почему баскетбол настолько здесь популярен, в отличие от футбола, который широко распространён в остальной части мира. Bir İngiliz vatandaşı ve futbol taraftarı olarak, dünyanın her köşesinde kitlesel olan futbola nispeten Filipinler'de basketbolun bu kadar rağbet gördüğü konusunda her zaman şaşmışımdır.
Мой дедушка убил кучу нацистов во Второй Мировой войне. Dedem, ikinci dünya savaşında bir sürü Nazi öldürmüş.
Examples of word usage in different contexts are provided solely for linguistic purposes, i.e. to study word usage in a sentence in one language and how they can be translated into another. All samples are automatically collected from a variety of publicly available open sources using bilingual search technologies.
If you find a spelling, punctuation or any other error in the original or translation, use the "Report a problem" option or write to us.

What is translation in context on PROMT.One

The “Contexts” section on PROMT.One is your translation-in-context tool that helps you find real examples of how words and phrases are used. Just enter a word and the service will show its translation in context — sentences from bilingual sources where this word is used together with its translation into the target language. This helps you understand subtle shades of meaning and correct usage in speech, whether it is a rare term or a common everyday phrase.

Millions of usage examples from real texts

Millions of translation examples are collected automatically from already translated texts: documents, websites, books, movie dialogues and more. Thanks to this, you can see a word in different situations — from formal business style to everyday colloquial speech. For convenience, the results can be filtered by a specific translation or topic, and you can also search within the examples found to quickly focus on the context you need.

How translation in context helps you learn a language

By using the “Contexts” section, you can effectively expand your vocabulary. The service clearly shows how idioms, phrasal verbs and polysemantic words are translated in different contexts. This makes language learning easier: you remember new words together with their real usage and immediately see correct translations in authentic, living language. Take advantage of context-based translation on PROMT.One — learning a language becomes easier and more engaging!