Sentence examples of "parçası" in Turkish with translation "частью"

<>
Yapı haritası çıkarmak için radon imleyici kullanan ilk ekibin bir parçası olacağım. Я буду частью первой команды по использованию радоновых маркеров для составления структуры...
Benim dümya ile seninki neredeyse aynı, bunun bir parçası olmaya çalıştığın sürce mutlu olabilirsin. Мой мир находится так близко к твоему, тебе стоит лишь захотеть стать его частью.
Evet, ben problemin değil, çözümün bir parçası olmayı seviyorum. Да. Я хочу быть частью решения, а не частью проблемы.
Lester neredeyse on yıldır hayatımın bir parçası oldu. Лестер был частью моей жизни более десяти лет.
Bunun bir parçası olacaksın, Jake ve geri dönüşü yok. Ты станешь частью этого, Джейк. И нет пути назад.
Bu heyecan verici projenin bir parçası olmak istiyorsan gelebilirsin. Если хотите стать частью, увлекательного проекта - приходите.
Umarım sürecin bir parçası olarak kalırım, ancak aktif olarak çalışmayacağım... Я надеюсь остаться частью процесса, но я не буду работать...
Sert bir yargıç olmak işimin gerekli bir parçası, efendim. Быть суровым судьей является важной частью моей работы, сэр.
Büyücülük eski zamanlardan beri insan yaşamının bir parçası oldu. Колдовство было частью жизни людей ещё с древних времён.
Bu karşılıklı anlayışımızın bir parçası olmalı. Это должно быть частью нашего взаимопонимания.
Küresel ağımızın bir parçası ve özgür olmak için sana bir şans veriyoruz. Мы предлагаем тебе шанс быть частью нашей глобальной организации, быть свободной.
Micah'ın sürüsünün bir parçası olmak istiyorum. Я хочу стать частью стаи Михея.
Cinayet ve kanundan kaçmak planının bir parçası değildi. Убийство и побег не были частью его плана.
Tempe'in tutukluluk halindeki bir dakika onu da bu düzenin bir parçası yapacak. И как только Темпи окажется под стражей, она станет частью системы.
Çöl Yağmuru denilen bir şeyin parçası olarak gelecek silah sevkiyatıyla ilgili Paul'a geçilen bir bilgi. Инструктаж Пола касательно приближающейся поставки вооружения, которая была частью "Дождя в пустыне".
Bu şehrin büyüyen entelektüel elitinin parçası olmak, herhalde çok heyecan verici olmuştur. Быть частью этого города растущей интеллектуальной элиты было, должно быть, захватывающе.
1962 yılında Bern Rabehl ile birlikte Münih'te bulunan ve kendilerini "Uluslararası Durumcular "'ın bir parçası olarak gören" Huzur Bozucu Eylem Gurubu "nun Berlin grubunu kurdular. В 1962 Дучке вместе с Берндом Рабелем основал берлинскую группу мюнхенского "Подрывного действия", считавшего себя частью Ситуационистского Интернационала.
Kasım 2010'dan bu yana, SSL International, Reckitt Benckiser'ın bir parçası olmuştur. С ноября 2010 года SSL International стала частью Reckitt Benckiser.
O da beni öldürme planının bir parçası mı yoksa sadece bir piyon mu? Является ли она частью плана по моему убийству, или она просто пешка?
Bu grubun bir parçası olacaksan, yeni bir isme ihtiyacımız var senin bulacağın bir isme. Если ты будешь частью группы, надо придумать новое название. Название, которое предложишь ты.
Examples of word usage in different contexts are provided solely for linguistic purposes, i.e. to study word usage in a sentence in one language and how they can be translated into another. All samples are automatically collected from a variety of publicly available open sources using bilingual search technologies.
If you find a spelling, punctuation or any other error in the original or translation, use the "Report a problem" option or write to us.

What is translation in context on PROMT.One

The “Contexts” section on PROMT.One is your translation-in-context tool that helps you find real examples of how words and phrases are used. Just enter a word and the service will show its translation in context — sentences from bilingual sources where this word is used together with its translation into the target language. This helps you understand subtle shades of meaning and correct usage in speech, whether it is a rare term or a common everyday phrase.

Millions of usage examples from real texts

Millions of translation examples are collected automatically from already translated texts: documents, websites, books, movie dialogues and more. Thanks to this, you can see a word in different situations — from formal business style to everyday colloquial speech. For convenience, the results can be filtered by a specific translation or topic, and you can also search within the examples found to quickly focus on the context you need.

How translation in context helps you learn a language

By using the “Contexts” section, you can effectively expand your vocabulary. The service clearly shows how idioms, phrasal verbs and polysemantic words are translated in different contexts. This makes language learning easier: you remember new words together with their real usage and immediately see correct translations in authentic, living language. Take advantage of context-based translation on PROMT.One — learning a language becomes easier and more engaging!