Usage examples of "истории" in Russian with translation to Turkish

<>
Три безработных архитектора перед лицом внезапного экономического разрушения отказались покинуть город и решили открыть невероятное агентство прогулочных туров, чтобы показать Порто с обеих сторон, хорошей и плохой: архитектура, история, политика, городская жизнь, кафе и рестораны, легенды... Мы покажем вам аллеи, брошенные здания, площади, небольшие улочки, старые рынки, недорогие забегаловки с острыми португальскими закусками, расскажем истории, связанные с этими местами. Çökmüş ekonomi ile yüzleşmek zorunda kalan üç işsiz mimar ise şehri terk etmeyi reddediyor ve sıradışı bir yürüyüş turu acentası açmaya karar veriyorlar - Porto, genel durum, iyisi ve kötüsü: Mimari, Tarih, Politika, Şehircilik, Yavaş Gıda ve Söylentiler Sizlere caddeleri, terk edilmiş binaları, meydanları, karanlık arka sokakları, eski pazarları, baharatlı petiscos'ların ucuz "tascas" larını ve hepsinin arkasındaki hikayeleri göstereceğiz ve çok taraflı bakış açılarından mükemmel sohbetler edeceğiz.
Путин сказал, что возрождение советской программы физвоспитания, которая готовит людей всех возрастов к труду и обороне (нормы ГТО) будет "данью традициям нашей национальной истории". Rusya'nın Sochi'de Kış Olimpiyatları'ndaki başarısını kutlamak için yapılan etkinliğin konuşmasında Putin; her yaştan insanın "İş Gücü ve Savunma için Hazırlılık" (GTO) için belgelendirildiği fiziksel eğitim programının canlandırılmasının: "Rusya'nın milli tarihi geleneklerine bağlılığını göstereceği" ni söyledi.
Мы хотим создать их образы как людей, рассказать их собственные и своеобразные истории. Onları birer insan olarak göstermek istiyoruz, onlar hakkında ve onlara özel hikâyeler yazmak istiyoruz.
Миллионы других, кто не так хорошо презентует смерть, как мы, или чьи истории не так увлекательны для аудитории, не получают визы для переезда, поэтому они переплывают через море, чтобы добраться к вам. Ölümü bizim kadar iyi pazarlamayı bilmeyenler, hikayeleri bizim kadar eğlenceli olmayanlar vize alamıyor, milyonlarca insan size denizden gelmek zorunda kalıyor.
Когда антиправительственные протесты, которые начались ноября года, сегодня изменяют жизнь на Украине, блог винтажного фото смотрит на другой тяжёлый период в истории страны - через восхитительных цветных фотографии о повседневной жизни на Украине года. Kasım tarihindeki hükümet karşıtı protestoların başlamasıyla birlikte Ukraynalıların günlük hayatlarındaki yük üzerine, vintage fotoğraf blogu Ukrayna'sının günlük hayatına ait harika renkli fotoğraf ile ülkenin tarihindeki bir başka zor zamanı hatırlatıyor.
Это может быть самым великим научным открытием в истории человечества. Bu insanlık tarihinde benzeri görülmemiş en büyük bilimsel keşif olabilir.
Каждое лето мы отмечаем какое-нибудь великое событие из истории Америки. Her yaz, Amerikan tarihinin dönüm noktası niteliğindeki olaylarını kutluyoruz.
Я выпустила самый продаваемый дебютный альбом в истории компании. Bu şirketin tarihindeki en fazla satan çıkış albümü benim.
Опять возвращаемся к урокам истории ИРА. Ve İrlanda tarihi dersine geri döndük.
Ты рассказывал ей истории? Hikaye de anlattın mı?
Твой прапрадедушка совершил одно из величайших открытий в истории человечества. Büyük büyük baban insanlık tarihinin en büyük keşiflerinden birini yaptı.
Я в этой истории не участвую. Ben bu hikâyenin bir parçası değilim.
Что плохого в хорошей истории? Güzel bir hikayenin neresi yanlış?
Люди, должны рассказывать истории. İnsanlar hikaye anlatma ihtiyacı duyarlar.
Расскажешь грустные истории из личной жизни? Kötü sonlu aşk hikayeleri var mı?
Это взорвало всё богатство мира. как ничто другое в истории человечества. Bu dünya çapında varlık patlamasının insanlık tarihinde bir benzeri daha yok.
Книги по местной истории. Yerel biyografi ve tarih.
Да, но особенности персонажей, истории, сцен... Doğru, ama spesifik karakterler, hikaye, sahneler...
Я слышал странные истории о той хижине. O eski kulübe hakkında ilginç hikayeler duydum.
Картинка рассказывает лишь половину истории, Броуди. Resim sadece hikayenin yarısını söylüyor, Brody.
Examples of word usage in different contexts are provided solely for linguistic purposes, i.e. to study word usage in a sentence in one language and how they can be translated into another. All samples are automatically collected from a variety of publicly available open sources using bilingual search technologies.
If you find a spelling, punctuation or any other error in the original or translation, use the "Report a problem" option or write to us.

What is translation in context on PROMT.One

The “Contexts” section on PROMT.One is your translation-in-context tool that helps you find real examples of how words and phrases are used. Just enter a word and the service will show its translation in context — sentences from bilingual sources where this word is used together with its translation into the target language. This helps you understand subtle shades of meaning and correct usage in speech, whether it is a rare term or a common everyday phrase.

Millions of usage examples from real texts

Millions of translation examples are collected automatically from already translated texts: documents, websites, books, movie dialogues and more. Thanks to this, you can see a word in different situations — from formal business style to everyday colloquial speech. For convenience, the results can be filtered by a specific translation or topic, and you can also search within the examples found to quickly focus on the context you need.

How translation in context helps you learn a language

By using the “Contexts” section, you can effectively expand your vocabulary. The service clearly shows how idioms, phrasal verbs and polysemantic words are translated in different contexts. This makes language learning easier: you remember new words together with their real usage and immediately see correct translations in authentic, living language. Take advantage of context-based translation on PROMT.One — learning a language becomes easier and more engaging!