Beispiele für die Verwendung von "gösteriş yapmak" im Türkischen

<>
Bu gece hepimizi kulübe götürecek, yeni kızlarla gösteriş yapmak için. Он приглашает нас всех сегодня вечером в клуб похвастаться новыми девушками.
Evlendiğin zaman gösteriş yapmak istedim. Я хотела похвастаться твоей свадьбой.
Dünyayı doğrudan mutlu ve zengin bir yer yapmak yerine alternatif olarak anaerkil düzeni öneren bir dergi. Belki bir şeyleri değiştiren zamandır ve bu kadınlar güce gerçekten sahip kadınlar. Это журнал, который предлагает матриархат в качестве альтернативы, для того, чтобы сделать мир счастливым и процветающим местом, возможно, пора изменить положение вещей таким образом, что именно женщины будут иметь власть.
Daha çok gösteriş için. Это нужно для шоу.
Hayır. Şirketim tarifi almak için ne gerekiyorsa yapmak istiyor. Моя компания хочет сделать все, чтобы получить рецепт.
Diane, sen sadece gösteriş için buradasın. Даян, ты здесь только как украшение.
Bazen satıcılar kendi özel karışımlarını yapmak için kokainle başka uyuşturucuları karıştırır. Иногда дилеры смешивают кокаин с другими наркотиками, делают свою смесь.
Evde kızlara gösteriş yaparsın. Будете дома хвастаться девочкам?
Nerede yapmak istersem, orada yaparım. Я могу заниматься, где пожелаю.
Ne, İngiltere'de gösteriş meraklısı çocuklar yok mu? Что, дети в Англии не любят выпендриться?
Onu buranın idarecisi yapmak için anlaşmışlardı. Они согласились сделать его здешним губернатором.
Bunların hepsi gösteriş, değil mi? Это ведь всё показуха, правда?
İnanılmaz bir yaratıktı ve onunla ilgili bir müzikal yapmak çok parlak bir fikir. Она была потрясающим созданием, и это великолепная идея сделать о ней мюзикл.
Ondan feragat etme hususunda da gönülsüzüm. Ayrıca görebileceğin üzere şu halimle gösteriş de yapmıyorum. И, как можешь видеть, с подобными взглядами, тщеславия во мне нет.
Beni astronot mu yapmak istiyorlar? Они хотят меня сделать астронавтом?
Bir seri test yapmak zorundayız. Мы должны сделать ряд тестов.
Bir işi yapmak vardır bir de yapmamak vardır. Bu kadar! Есть дело, которое надо раскрыть, и больше ничего!
Miranda, tatlım, bunu yapmak istediğine emin misin? Миранда, ты уверена в том, что делаешь?
Ve tek yapmak istediğimin şu an yaptığım şey olduğunu! Что я хочу поступать так, как я хочу.
Ona sürpriz yapmak istersin diye düşündüm. Telefonunuz var. Я подумала, ты захочешь сделать ему сюрприз.
Beispiele für den Wortgebrauch in verschiedenen Kontexten werden ausschließlich zu linguistischen Zwecken bereitgestellt, d. h. um den Wortgebrauch in einer Sprache und Varianten ihrer Übersetzung in eine andere zu untersuchen. Alle Beispiele werden automatisch aus offenen Quellen mit Hilfe einer zweisprachigen Suchtechnologie gesammelt. Wenn Sie einen Rechtschreib-, Zeichensetzungs- oder anderen Fehler im Original oder in der Übersetzung finden, nutzen Sie die Option „Problem melden“ oder schreiben Sie uns.

In diesem Abschnitt können Sie anhand professioneller Übersetzungen sehen, wie einzelne Wörter und Ausdrücke in verschiedenen Kontexten verwendet werden. Kontexte helfen Ihnen, Englisch, Deutsch, Französisch, Spanisch und andere Sprachen zu lernen. Hier finden Sie Beispiele mit Phrasal verbs im Englischen, idiomatischen Ausdrücken und mehrdeutigen Wörtern in einer Vielzahl von Stilen und Themen. Die Beispiele können nach Übersetzung und Themen sortiert werden, und anhand der gefundenen Beispiele kann eine Verfeinerungssuche durchgeführt werden.

Lernen Sie Fremdsprachen und prüfen Sie Verwendung von Wörtern an realen zweisprachigen Beispielen.